29 Eylül 2007 Cumartesi

Güneri Civaoğlu - 29 Eylül 2007 Milliyet



PKK'nın tankları


Nihayet Ankara, ABD'yi uyardı: "PKK'da uzun namlulu ağır silahlar, tanklar var. Bunlar ABD malı..."
Bu uyarıdan sonra bir kez daha Körfez Savaşı henüz başlamadan Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da yaşadığım şoku anımsadım...
AKP'nin Abdullah Gül'ün kurduğu birinci hükümetinde Dışişleri Bakanı olan Yaşar Yakış, o tarihte Riyad Büyükelçisi'ydi.
Yaklaşan savaşı izlemek için Riyad'a gitmiştim.
Yakış, zarafet göstermiş, beni büyükelçilik evinde konuk etmişti.
Bir ara "Amerikalı komutanlarla görüşmek istediğimi" söylemiştim.
İçtenlikle katkıda bulundu.
ABD Büyükelçisi'ne telefon ederek bu isteğimi yansıttı.
Riyad'ın, ABD Kuvvetleri'nin subayları tarafından komuta merkezi olarak kullanılan otelde randevu verildi.
Aşağıda konuştuğum ABD'li iki yarbayın söylediklerini ve benim sorularımı sunuyorum...

Sizden toprak isteyecekler
'Amerikalı Yarbay Türkçe konuşuyordu. Daha önce Ankara'da TBMM yanındaki Amerikan Yardım Heyeti merkezinde bir süre görev yapmış.
Yarbay ile duvara asılı dev Ortadoğu haritasının önündeyiz.
Sağ elinin avuç içini Musul/Kerkük vilayeti olan geniş alanda gezdiriyor. Ve sakin bir sesle, kelimeleri tane tane seçerek anlatıyor.
"Savaş bitecek. Saddam çökmüş olacak. Devlet otoritesinden yoksun bir boşluk doğacak. Kürtler, bizim Irak'tan çıkarken bıraktığımız silahları elde edecekler. Bir devlet kurarak bu coğrafyadaki boşluğu dolduracaklar. Belki Türkiye'den de toprak isterler.
Ya vereceksiniz ya da savaşacaksınız."
Ona anımsatıyorum.
"Türkiye bunu kabul etmeyeceğini açıklamış bulunuyor."
Amerikalı yarbay, "O zaman çarpışacaksınız" diyor.
Soruyorum:
"Türkiye'nin düzenli orduları, silahları, topları, zırhlıları, tankları, uçakları, füzeleri var. Böyle bir güce nasıl karşı koyarlar? "
Amerikalı yarbayın verdiği yanıt düşündürücüdür:
"Irak'ın kuzeyindeki Kürtlerin de yakında çok silahları olacak. Saddam'ın bıraktığı silahlar onlara kalıyor. Belki Türkiye'de sizinkilerden bile ileri silahları olacak. Uçakları, tankları, füzeleri, zırhlıları, helikopterleri, havalimanları ......"'
Ardından bir başka odaya geçtik.
Bir diğer Amerikalı yarbay, gene aynı söylemi tekrarladı...
"Bunları yazacağım" uyarıma "Nasıl isterseniz" cevabını verdi.
...........................
Yukarıdaki konuşmaları o zaman çalıştığım Sabah gazetesinde yazmıştım.
Çok daha uzun olan konuşmaların bir özeti...
O tarihten bu yana PKK sorunu ve ABD ile ilişkiler tartışılırken bu yazım sık sık bana hatırlatılır.
Hâlâ çözemediğim bir soru, kafamın içinde...
ABD Büyükelçisi, beni neden bu iki yarbaya göndermişti?
Türkçe bilen ve her kelimesi net olan iki yarbay, neden bu dehşet verici mesajı bana -hem de yayımlanacağını bile bile- vermişlerdi?
Son aşama... Bakınız PKK'nın elinde tankların da olduğudur. 16 yıl önceki öngörüdür.

Hiç yorum yok: